Özet: Gerçek
olmadığı sürece de elde edilen hiçbir şeyin kıymeti yoktur. Tıpkı Matrix üçlemesinin
baş kahramanı Neo’nun yaptığı gibi kırmızı yahut mavi haptan birini seçmemiz
gerekmektedir. Ne demişti Morpheus: Mavi
hapı alırsın ve hikâye burada biter.
|
|
Devamı...
|
Bir kelime öğreteceğim sana
Sihirbazların bile bilmediği
Kimseye söyleme ama
Bir kelime öğreteceğim sana
Dilinden düşünce bir kere
Geri dönüşü olmayacak
Üzülmeyeceksin boş yere
Dilinden düşünce bir kere
Hayatın son bulacak
Dertlerine elveda diyeceksin
Elbette zor olacak
Hayatın son bulacak...
Bir kelime öğreteceğim sana
Başı ve sonu olmayan
Unutsan da korkma
Bir kelime öğreteceğim sana
Anlayacaksın ölünce,
Kelimelerin en güzelini
Dudaklarında görünce
Anlayacaksın ölünce...
|
ding dong
gerçeğin çanı
her an çalabilir kapını
ding dong
derin uykulara
ve tatlı rüyaya son
ding dong
sindrella uyan
saat on iki
ding dong
söyle beyaz tavşana
uyandırsın Alice'i
ding dong
çanlar bizim için çalıyor
ding dong
uyan dünyalı zaman doluyor
ding dong
sura üfürülsün göklerde
ding dong
film bitti
ve mutsuz son...
|
|
Şiir kitabım çıktığı için şimdilik şiirleri buradan yayınlamıyorum... Belki yeni şiirleri yine yayınlayabilirim.. Sevgiler..
|
Merhaba Sevgili Dostlar
Sizinle benim için önemli olan bir haberi paylaşmak istedim. Uzun süredir üzerinde çalıştığım ve bugüne kadar yazdığım şiirlerin –kendimce- en iyilerini derlediğim şiir kitabım nihayet yayınlandı. “Ruhumun Düştü Gölgesi Şiirin Çıplak Tenine” adlı bu eseri sizlerle paylaşmanın sevincini yaşıyorum. Şunu belirtmeliyim ki bu kitabı tamamen kendi imkânlarımla çıkarttım. Kitabımı yayınlayan yayınevinin ‘kişisel destekli yayıncılık’ adı verilen bir hizmet paketi ile eskiden beri çıkarmayı arzu ettiğim kitaba kavuşmuş bulunmaktayım. Siz dostlardan ve şiir severlerden bu kitaptan edinmek isteyen olursa aşağıdaki linkten yahut vereceğim numaradan irtibat kurmaları yeterli olacaktır.
Kitabı internetten sipariş etmek için: http://www.netkitap.com/ayrinti.asp?id=82015
Kitabı telefonla sipariş etmek için: Tel : (0212) 527 79 36 - (0212) 527 79 82
Ve ya : 0 532 640 04 41 nolu telefondan bilgi alabilirsiniz…
Bu arada kitabın arka kapağında yer alan tanıtım yazısını da sizlerle paylaşmak isterim:
Sessiz ve melankolik bir deniz manzarasında başlayan fırtınalı bir hayat... Ve bu hayatın kıyısına vuran duygu yüklü dalgaların çıkardığı sesler... İşte bu seslerin Türkçe'sidir bu şiirler. Türkçe düşünüp, Türkçe yaşayan bir duygusalın dili döndüğü ve yüreği yettiğince kelimelerin krallığında sergilediği soytarılığın özetidir diğer yandan.
Ne kral ne de halk memnun kalsa da bu şairden, o zaten şiirlerini bir züğürt tesellisi olarak tanımlıyor. Karnını doyurmasa da açlığını unutmak için yazıyor...
'Şiir söz verdi bana' diyor ve sözü şiirin dilinden devralıyor... Şiirin çıplak tenine ruhunun gölgesini düşürüyor.. Şiirin diliyle söyleyecek olursak, o sadece 'nazmın sonsuz sesini' dillendiriyor... Mahşere kadar duyulsun ve amel defterine konulsun diye...
Umutla kalın…
Umut Yavuz
|
|
"Ruhumun düştü gölgesi Şiirin çıplak tenine" adlı ilk Şiir kitabımın çıktığını müjdelemek isterim... Kitabı www.netkitap.com sitesinden ismimle arama yaparak bulabilir ve bu siteden yahut telefonla sipariş edebilirsiniz.. Detaylı bilgi için GSM: 0532 640 04 41, yahut
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
|
|
Etraf
dağınıktır. Yatakta yatmakta olan UMUT
huzursuz bir şekilde uyumaktadır. Yatağın başucunda çalışma masası,
kitaplık, dün gece yenmiş olan yemeğin bulaşığı ve masa lambası, masa
lambasının yanında da bir ajanda görünmektedir. UMUT uykusunda konuşur.
|
|
Devamı...
|
Kâinatta her şey bir akış halinde. Statik hiçbir şey yok. En
hareketsiz görünen bir kaya parçasının içinde bile, atom altı âlemde
astronomik hızlarda bir hareketlilik mevcut. Zerreden devâsâ kürelere
kadar her şey deveran ediyor. Ya kendi ekseninde, ya başka bir şeyin
yörüngesinde yahut her ikisinde birden ve hep de bir başka menzile
doğru seyrediyor… Bana tek bir şey gösterin ki bu kurala riayet
etmesin!
|
|
Devamı...
|
İnsanın en değerli şeyi nedir diye sorulsa şüphesiz ‘imanıdır’
diyecektik. Yine de öyle deriz. Ama imanın hemen yanı başında öyle
değerli bir şeye sahiptir ki insanoğlu eğer onu elinde bulundurmuyorsa
imanı da şüpheye girebilir: Bu şey özgür bir ruhtur…
|
|
Devamı...
|
Gülümse
Dudaklarını bük en azından
Ben kanarım
Çabuk aldanırım
Bir gülücüğe
Dünyaları satarım...
|
Bir sela sesi duyarsın
Acılı bir ağıt
Ortada ne bir ceset
Ne de tabut
Yavaş yavaş olmaz
Birden sarsılırsın
Taştan bir duvara çarpar
Yumuşacık kalbin
Şiddetinden ızdırabın
Cehennemde ayılırsın
Kaldır onu yerden
İşte bu ezan sesi
Miras olsun sana benden
Duygularımın cenazesi...
|
Yaşa sefalet!
Kucağında yaşat!
Canımı bit pazarında
Üç kuruşa sat!
Yaşa sefalet!
Sefalet yaşa!
Cenazem kalsın yerde
Koy başımı taşa
Yaşa sefalet!
Aşk ve gurur!
Bırak ben öleyim
Sen zalimi vur!
Yaşa sefalet!
Ve yamalı şiirim
Doğmayan sabaha inat
Ben akşam ölmeliyim!
Ve yaşa sen sefalet
Ben gidiyorum ama
Sefaletim kalsın geride
Miras yarınlara..
|
İktisat fakültelerinde okuyanlar bilirler. İhtiyaç;
karşılandığında insanlara haz, karşılanmadığında ise elem ve doyumsuzluk veren
bir duygu olarak tanımlanır. İktisat kuramlarının en temel varsayımı ise
iktisadi insan yani homo economicus varsayımıdır. İktisadi insan “iktisadi
akılcı insan” olarak da tanımlanabilir. Yine iktisat ilminde homo economicusun
özellikleri ise şöyle sıralanır:
1.Tam bilgiye sahip olma
2.Seçici olma
3.Çoğu aza tercih etme
4.Tercihler arasında tutarlı olma
|
|
Devamı...
|
Hiç sabahları evden çıkıp işinize giderken yoldan geçenlere dikkat ettiniz mi? ‘Yanınızdan gelip geçen insanlar sizin hayatınızda birer figüran mı yoksa her biri başlı başına bir hikayenin başrolleri midir’ diye düşündüğünüz oldu mu?
|
|
Devamı...
|
Geçtiğimiz günlerde ajanslara "Tesadüfen yaşıyoruz" başlığı altında bir haber servis edildi. Söz konusu haberde insanlığın 70 bin yıl önce aşırı iklim koşulları sebebiyle soyunun tükenme seviyesine geldiği ancak bir şekilde bu akibetten kurtulduğu ifade edilmekteydi. Haberin ne asıl kaynağında ne de kendi metninde böyle bir ibare yer almamasına rağmen haber "tesadüf eseri" vurgusuyla yayınlanmıştı.
|
|
Devamı...
|
|
Büyük Filozoflar dizisine öncelikle ve tabii olarak Yunan ve Uzak Doğu felsefesinin erken dönemdeki ana filozoflarını tanıtarak başladık. Esasında benim İnsanlık Düşünce Tarihi olarak tanımlamayı daha doğru bulduğum Felsefe tarihinin coğrafi, etnik ya da dinî bir kökeni yoktur. Ben topyekûn insanlık düşünce tarihini ele almayı ve geçmişe bu bağlamda bakmayı daha doğru buluyorum.
|
|
Devamı...
|
Çöl gecelerinde elmas gibi parıldar şehirler
Turkuaz gündüzlerden geçilir berrak gecelere
Uyurken düşlerin en derininde ve kuytusunda
Efsunlu bir dilden dinlenir sonsuz masallar
Raks eder Beyrut güzeli tüm endamıyla
Denize düşen gölgesi midir bilemezsin
Her kıvrımında görülür aynı rüya
Alır ruhunu götürür, uyanmak istemezsin
Yanan şamdanlar bir bir söner
Eyvah geceler bitmekte midir çölde
Yanan artık kandiller değildir
Aşk tütsüsü sabaha kadar tüter
Gece bitse de aşk bitmez çölde
Güneşlerin en büyüğü kalbe doğar
Gözlerin göremedeği ne var ise
Yaşanır düşlerin en derinlerinde
|
|
Konfüçyüs’ü neredeyse dünyada tanımayan insan yoktur. Öyle ya da böyle herkes onun adını duymuş ve en azından söylediği bir sözle hayatının herhangi bir anında karşılaşmıştır. Peki günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce yaşamış bu ismin bilgi çağı olan günümüzde bu denli tanınmasının sebebi nedir?
|
|
Devamı...
|
|
Aristoteles Türkiye’nin tarihini yakından ilgilendiren bir şehrin, yani Selanik’in yakınlarında Stageiros’ta M.Ö 384 yılında dünyaya gelmiş ve 322’de de hayatını kaybetmiştir. Platon’la birlikte batı dünyasını etkileyen iki büyük filozoftan biridir
|
|
Devamı...
|
Felsefe sistematiğinde kendisinden sonraki dönemlere en fazla etkide bulunan filozofların birincisi Platon’dur. Platon, Sokrates’in öğrencisi, en etkili filozoflar sıralamasının ikinci ismi olan Aristoteles’in de hocasıdır.
|
|
Devamı...
|
|
<< İlk < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>
|
| Sonuç 1 - 20 Toplam 52 |